Türk'ün Dünya'yla imtihanı
Pazartesi, 14 Haziran 2010 14:46

Ne zaman yurtdışına çıksak mutlaka bir Amerikalı'ya, bir Avrupalı'ya ya da bir Avustralyalı'ya rastlarız ama bir Türk gezgine rastlamak pek olağan değildir. Aslında bu yıllardır kendi kendimize sorduğumuz bir sorudur aynı zamanda, neden Türk'ler diğer ülke vatandaşları gibi gezmezler? Cevabını zaten bildiğimiz bu soruya bugünlerde tekrar tekrar cevap alıyoruz.

 

Dünya Turu öncesi hazırlıkların son aşamasında vizeleri toparlamaya çalışıyoruz. Planımız gereği Rusya, Beyaz Rusya, Schengen, Çin ve Avustralya vizelerini yola çıkmadan önce İstanbul'dan alacağız, ya da düzeltelim, almaya çalışıyoruz. Malesef çok sınırlı vaktimiz var ve acele etmek zorundayız ama karşılaştığımız engeller bizi şimdiden bezdirdi. Çok basit örnekler verelim, mesela Almanya konsolosluğu en erken randevusunu 2 hafta sonraya veriyor ve bu tarihi daha önceye ya da sonraya alamıyorsunuz, talep edilen evrak listesinden hiç bahsetmiyorum bile. İkinci bir örnek; Rusya sadece tek girişli vize veriyor ve ülkeye girdikten sonra üç gün içinde kendimizi kayıt ettirmemizi istiyor. Bir üçüncüsü Beyaz Rusya vizesi başvurusu için bir acenta bizden tam 359 TL, yazıyla üç yüz elli dokuz türk lirası talep etti. Bir diğer örnek Çin, en fazla iki girişli vize veriyor ve sınırları dahilindeki Hong Kong'a girip çıksanız bile bu giriş haklarından biri yanıyor.

 

Rusya dışında her bir vizenin en az 3-4 günde çıktığını ve masrafının da en az 150 TL olduğunu belirtelim. Kısacası Türk'lerin neden pek gezmediğini anlamak zor değil, vize uygulamaları ve bunlara bağlı ücretler insanların elini kolunu bağlamış durumda.

 

Dünya Turu'nun bir Türk vatandaşı için ne kadar zor olabileceğini daha yola çıkmadan anladık, kimbilir yolda bizi neler bekliyor ? Günün şarkısını da Kurtuluş'a gönderelim, bir kaç hafta sonra yolculuğumuzun ilk durağında onun konuğu olacağız.

Özcan