Kalanların Ardından, Minsk
Çarşamba, 11 Ağustos 2010 01:22
DSC_0953Grodno'dan sonra Belarus'un başkenti Minsk'e doğru yol aldık. 2. dünya savaşında yerle bir olup küllerinden yeniden doğmuş bir kent Minsk. Geniş ve uzun caddeler, büyük parklar ve her sovyet şehrinde olduğu gibi şehir merkezinde insanları selamlayan kocaman Lenin heykeli.

Savaştan geriye kalmış nadir yapılardan biri kırmızı renkteki St. Simon & Helen Katedrali, diğer yapıların arasında kolayca göze çarpıyor. Grodno'da olduğu gibi burada da Sovyet tipi evler ve maşrutka olarak adlandırılan minibüsleri görmek mümkün. Tabi kiril alfabesini de unutmamak gerek. Artık yavaş yavaş alışıyoruz bu alfabeye, bazen yolumuzu kaybetmemize sebep olsa da.

DSC_0434Belarus denize kıyısı olmayan az sayıdaki Avrupa ülkelerinden. Ama ülkede nem ve sıcaklık miktarı yüksek. Minsk'te deniz veya göl bulunmadığı için şehrin ortasına inşaa edilen yapay bir göl ilgi merkezi. En gözde yerleşim yeri bu gölün çevresi. Bu yapay göl üzerinde küçük bir ada bulunuyor. Adayı karaya bağlayan köprü üzerinden ilerleyince karşımıza çıkan kapı üzerindeki onlarca kilit, yeni evlenen çiftler tarafından evliliklerinin bir ömür boyu sürmesi için takılıyor. Gelenek bununla da bitmiyor. Burada bulunan ağlayan melek heykelinin önüne para koymak ve heykele  gelinin dokunması yine aile saadeti açısından önemli. Heykelin neresine dokunulduğunu anlamak zor değil. Gözyaşı adası olarak adlandırılan bu adada 1980 lerde Afganistan'daki savaşa gidip geri dönemeyen askerler adına yapılmış bir anıt da bulunuyor. Anıttaki heykeller kaybolan bu askerlerin gözleri yaşlı annelerini temsil ediyor.


Diğer Avrupa şehirlerine oranla Minsk'te az sayıda kafe ve restoran bulunuyor. Haftasonları gece kulüpleri en çok ilgi gören mekanlar kuşkusuz. Güvenli ve sakin Minsk sokaklarında Türkçe duymak pek şaşırtıcı değil çünkü burada iş yapan fazlaca Türk firması bulunuyor.

Artık kuzeye doğru yol almanın vakti geldi. Baltıklar üzerinden Rusya'ya ulaşmak üzere Minsk'ten otobüsle Litvanya'nın Vilnius şehrine doğru ilerliyoruz. Baltıklar ile ilgili yazımızı en kısa zamanda paylaşacağız.
Minsk fotoğraflarını Seyahatname bölümünde bulabilirsiniz.
 
Zamanda geriye yolculuk, Grodno
Pazar, 01 Ağustos 2010 15:15
Krakow'dan bir gece treni ile ayrıldık. Yalnız ve sessiz... Trenimizin rotasında Bialystok vardı. 8 saatlik yolculuğumuz sonrasında Polonya-Belarus sınırındaki son büyük şehir olan Bialystok'a vardık. Sınırı geçip bizi Grodno'ya götürecek olan trene 4 saat kadar daha vakit vardı, biz de bu süreyi Bialystok sokaklarında dolaşarak geçirdik. Diğer Polonya şehirlerinin aksine pek de bilinmeyen bir şehir Bialystok. Pek de büyük değil zaten. Rus mimarisinin etkilerini görmek mümkün şehirde. Rus topraklarına yaklaştığımız belli oluyor.
DSC_0318
Tren saatine doğru tren istasyonuna geri döndük. Grodno'ya giden trenin halinden zamanda geriye yolculuk yapacağımız belli oluyordu zaten. Yolcular genellikle yaşlı, alışveriş için Bialystok'a giden insanlar. Yolculuk sınıra kadar sessiz ve huzurlu ancak sınıra geldiğimizde hareket başlıyor. Türk pasaportumuz çok ilgi çekici. Önce Leh polisi çeşitli sorularla bizi ablukaya alıyor. Tüm trenin bize şüpheci gözlerle baktığını söylememize gerek yok sanırım. Daha önce bu trende Türk yolcu gördüler mi acaba ?

Sonrasında Belarus polisi bizimle yakından ilgileniyor. Karşımızda mat yeşil üniformalı, büyük şapkalı, ön iki dişinden biri altın diğeri gümüş olan bir polis memuru var. İngilizce de bilmeyen polisle daha ilkel yöntemlerle anlaşıyoruz. Bu sırada karşımızda oturan gençten duyduğumuz "Sizler çok ilginç insanlarsınız" cümlesi durumu özetliyor sanırım.

Trenimiz bir süre sonra ağır ağır yanaşıyor Grodno tren istasyonuna. Trenin camından baktığımızda Belarus polisinin dışarda önlemler aldığını görüyoruz. Nitekim bu önlemlerin sebebi bir süre sonra trenden koşa koşa çıkıp binaya girmek için yarışan insanları gördüğümüzde netleşiyor. Belarusa girişte pasaport ve valiz arama işlemleri ciddi bir süre aldığından insanlar telaş içinde sıra kapmaya çalışıyorlar. Bizse kaderime razıyız. Nasıl olsa pasaportumuz yine çok ilgi çekecek.

Beklediğimiz gibi işlemlerde sona kalıyoruz. Herkes gidiyor ve biz ikimiz onlarca Belarus polisinin arasında, duvarlarda kiril alfabesinden harflerle yüzyüze kalıyoruz. Bu bir film sahnesi olsa gerek ya da belki bir rüya. İşlemlerimiz toplam 1 saat 15 dakika sürüyor. Trende bizi ilk karşılayan polis aynı zamanda burdaki işlemleri de takip ediyor. Pasaportlarımız yanında nüfus cüzdanlarımız ve imzalarımız da inceleniyor. Kimilerine göre bu iyi bir süre, daha önce ülkeye giriş yapmak isteyen insanlardan kan alındığı bile olmuş.

İlk görüntü itibarıyla Polonya-Belarus geçişinde zamanda 30 yıl geriye yolculuk yaptığımızı söylenebilir. Troleybüsler, eski arabalar ve Türkiye'den sonra ilk kez karşılaştığımız minibüsler. İşin ilginç kısmı bu eski, harap haldeki minibüslerde alımlı kızların olması. Kontrastın son noktası bu olsa gerek. Grodno şehri Ortodoks ve Katolik Hıristiyan dünyasından örnekler taşıyor. Farklı mimarideki kiliseler ilk aşamada göze çarpıyor. Şehir çok kalabalık değil, etrafta turist görmek ise imkansıza yakın. Rusça tek duyduğumuz dil. Para ise ayrı bir konu. 1 TL yaklaşık 2000 Ruble değerinde. Banknot değerlerinin geniş bir aralıkta olması elimizde bir tomar para olmasına yol açıyor. Herhangi bir şey aldığımızda bunun ucuz ya da pahalı olduğunu anlamamız çok zor. Rakamlara bakarak parayı veriyoruz sadece. DSC_0854Bunun dışında bizi en çok zorlayan tabi ki Kiril alfabesi. En ufak bir şey anlamıyoruz tabelalardan. Kendi başımıza olsak yolu bulmamız imkansız. Gece hayatı ise daha bir enteresan. Gayet alımlı ve güzel kızlarla 1970'lerden kalma gençler karşılıklı dans ediyorlar.
 
Belarus'da bir önemli konu da kayıt meselesi. Ülkeye giriş yaptıktan sonra 3 gün içinde kendinizi kayıt ettirmeniz gerekiyor. SSCB günlerinden kalma bir adet olsa da ülkede düzen böyle sağlanıyor.
 
Yarın Grodno'dan ayrılıyoruz, yolumuza Minsk ile devam edeceğiz. Rusya hazırlıkları başlıyor yavaş yavaş, Trans-Siberian trenini merakla beklemekteyiz...
 
Not : Grodno fotoğraflarımızı Seyahatname adlı bölümde görebilirsiniz.